Utangaçlığa Bakış Açın Oyunu Nasıl Değiştirir?

Çoğu kimse bunu fark etmiyor ama hayatımızı kontrol etme gücünü tanımadığımız insanlara veriyoruz.

Bir kafede oturduğunu düşün ve yanından güzel bir kız geçiyor. Seni görüyor, gülümsüyor  ve saçını savuruyor. Seninle tanışmak istediği açıkça belli. Tam kalkıp yanına gidecekken…duruyorsun.

Etrafta diğer insanların varlığını fark ediyorsun. Eğer tanışma kötü giderse, insanlar seni görecek ve utanacaksın.

Ya kız senin ezik olduğunu düşünürse… ya da sapık olduğunu düşünür. Kim bilir.

Neden insanların düşüncelerini bu kadar düşünüyorsun?

Tanımadığın insanların onayını neden arıyorsun? Cüzdanını evde unuttuğunda, cebinde sadece 5 lira olduğunu kim bilebilir ? Kalp krizi geçirdiğinde sence o insanların kaç tanesi 112 ‘ yi arayacak? Seni umursamayacaklar. Bunu bilmene rağmen neden onları bu kadar önemsiyorsun?

Düşüncelerini önemsediğin kişiler iyi günlerinin haricinde zor günlerinde de yanında olan insanlar olmalıdır. 10 tane iyi arkadaşın olamaz. Mutlaka bir ya da iki kişi sana herkesten daha yakındır. Dediklerini yapmasan bile onları dinle.

Tanımadığın insanlar mı? Düşünceleri ve hissettikleri senin umrunda olmamalı. Utangaçlığından kurtul ve oyun içindeki en büyük engeli yok et.

Kendine iyi davran

Johnny D.

Güçlü Olmak Hakkında Bilmen Gereken Tek Sır

Güçlü olmak için bilmeniz gerekenler : Yazı yazma konusunda uzun aralıklar verdiğimi fark ettim.  Vakitsizlik gerçekten beni üzüyor ve yazı yazacak vakti bulamamak sanki sevgilimi aldatıyormuşum gibi hissettiriyor. Bu yazıyı afrikanın terk edilmiş bir ülkesinden yazıyorum. İnternet ve elektrik arada bir gidip geliyor. Neyse..

Bugün güç hakkında konuşmak istiyorum. Fark ettiğim şey ‘güç’ kelimesi insanlar için farklı anlamlar ifade etmesi. Bazıları için kral, diktatör vb anlamlar içerirken diğerleri için para, kadın anlamınada gelebilir. Bunların hepsi kişiye göre değişen sembollerdir. Güç sosyal iletişimi direkt ya da dolaylı yoldan etkileyen bir bütündür diyebiliriz.

Güç ve popülerlik birbirleriyle evlidir. Bazıları popülerliğin gücün vücut bulmuş hali olduğunu düşünür lakin güce sahip olmadanda popüler olunabilir. Bazıları ise popülerliğin gerçek gücün önünde yer alan yumuşak güç olduğunu düşünür. Bu açıklamalardan sonra aklınıza gelen ilk soru şu olabilir.

‘ Hangisi önce gelir?’

Ne güçten ne de popülerlikten kaçamazsın. Gücü su gibi düşünmeliyiz. Ondan kaçamayız. Ona ihtiyacımız var. Bir şeyi kontrol etme gücüne sahip değilsek, hiçiz. Az bir güçle geçinip gideriz. Normal bir güçle rahat yaşarız. Aşırı güç ile narsist olur ve hatta sadist bile olabiliriz.

Peki neyi umursayalım? İçimizden gelen bu soru pek umursamayan bir kültürden gelen bir sorudur. ( en azından çok umursamayan.) Herşeye rağmen, insanlar birbirlerinin düşüncelerini umursarlar. Bu normal ve doğal bir davranıştır ama çoğumuz sosyal olarak baskın olma yolunda ilerlerken karşına çıkan blöfçünün blöfünü görmek zorundadır. Bir tartışmada esnasında karşı taraftan ne kadar az etkilenirsek ve sağlam durursak o tartışmadan galip çıkma şansımız o kadar artar . Tiyatro maskelerinden hangisi önce kırılırsa o tartışmayı kaybeder. Biz buna çerçeveyi sabit tutma diyoruz. Güçlü çerçeveye sahip olan diğerini tepki vermeye zorlar. Karşı taraf senin sinir olmanı beklediği bir anda sen karsı tarafa tepkisiz kalırsan, karşı tarafta güç dengesini bozacak bir şok dalgası yaratırsın. Etkilenmemiş olarak duygusal özgürlüğünü kazanırsın. Çerçeveyi kontrol eden çatışmanın kurallarını da kontrol eder. Tepki veren ise kaybeder.

Blöf

Blöf yapmak istediğine ulaşmak için takındığın yalancı bir maskedir. Poker oynayanlar bunu çok iyi bilir. Elindeki kartlar kötüyken iyiymiş gibi davranmak…Blöfü sağlam bir şekilde ve maskeni kırmadan yaparsan, kazancını alırsın. Blöf gerçek kişiliğimizle sahip olamadığımız şeylere sahip olmamızı sağlar. En azından yaptığın blöfün özelliklerini kendi karakterine entegre edene kadar. ‘Olana kadar oluyormuş gibi davran’ düşüncesi buradan gelir. Tabi ki farklı blöf tarzları vardır . Kime karşı blöf yaptığın ve elde etmeye çalıştığın şey blöfünün ne kadar test edileceğini de gösterir. Bazı blöfler az test edilir, buna göre kazançları da düşük olur.

Diğer blöfler ise daha gösterişlidir ve fark edilmesi durumunda daha fazla sorun çıkartabilir. Bu tarz blöfler çok test edilir. Blöfün gücü inandırıcılığına, ne kadar yanlış yönlendirdiğine ve imasına bağlıdır. İnandırıcı olmayan bir blöf güç kazanımına yardımcı olmaz. Bu yüzden blöf oyununun yarısı caydırıcıya diğer yarısı da caydırıcının ortaya koyduğu engellere bağlıdır. Korku yaratacak ve kontrol edecek yollar bir kaç şekilde karakterize edilebilir.

Fiziksel; şiddet kapasitesi.

Duygusal; karşıdaki kişinin duygu durumunu etkileme.

Ekonomik; karşıdakinin tüm maddi kaynağını elinden alma..

Istemsiz blöfün en güzel örneklerinden birisi boydur. Örnek olarak 1.90 olduğunu varsayalım. Hayatının çoğunda 1.90’lık birisi kavga etmeyecektir. Seni kavgaya davet eden birisi davranışınla geri çekilecektir. Peki böyle bir adam 1.70 boyunda ve kara kuşak karateciyi dövebilir mi? Tabi ki hayır. Peki sence bu ikisinden hangisi daha fazla tehdit edilecektir ve bir dövüş sanatına ihtiyac duyacaktır. Tabi ki 1.70 boyundaki.. Çoğu insan kendinen büyük birisine hamle yapmaktan çekiniz. Biyolojik olarak karşı tarafta oluşan tepki şudur : ‘ Bu benden daha güçlü ‘ Sonuç olarak, bahsettiğimiz insan, istemsiz korkusunun altında, karşısındaki kişiye karşı koymak ya da koymamak konusunda karar vermeye uğraşır. Aynı özellikleri göstermek zorundadır sadece karşısında durmak yetmeyecektir. Fiziksel olarak güçsüz olanlar daha farklı şekilde güçlerini ortaya koymalıdırlar. Para , kas vs..

Sessizlik

Bazen bir durumda yapabileceğin en iyi şey sessiz kalmaktır. Önemsememektir. Görmezden gelmektir. Tepki vermek için tepki vermemelisin. Seni engellemek isteyen düşünceleri önemsememelisin. Bu tarz insanlar senin sahip olduğun gücü azaltmak ve yok etmek isteyenlerdir.

Bu gibi insanları tamamiyle yok etmene gerek yok, ama düşüncelerinin doğrulanmasını engellemelisin. Bu tarz insanların eleştirilerine ortam yaratırsan sahip olduğun gücün bir kısmını onlara verirsin. Bunun gibi insanlar hayatında ortaya çıkarsa bir şeyleri başarıyor olduğuna emin olabilirsin.

Güç kazanmak için iki yol var . Birincisi kendini öyle geliştir ki rakibinin üzerinden bak. Diğeri ise daha yıkıcı olan yol. Rakibin gücünü seninkinden daha düşük hale getirmek.

Sonuç olarak herkes gücü önemser. Tersini söyleyenlere inanma. Kazan ya da kaybet. Oyundan çekilmek oyunu oynamadan kaybetmene sebep olur.

Baskın Erkeğin Bilinmesi Gereken 5 Etkili Özelliği

Günümüzde kadınlar kadınsılıklarını kaybediyorlar.  Bundan dolayı da erkekler sürekli kadınsı özellikleri ön planda olan kadınların eksikliklerinden yakınıyorlar. Bende onlara şu soruyu sormak istiyorum.

Sen ne kadar baskınsın?

İnsanların sorunlarına el atmadan önce kendi sorunlarımızı çözmeliyiz. Bu yüzden aşağıda baskın erkekte olması gereken 8 özelliği listeledim.

1 – Özgür Ol. Sürekli suçu başkalarına mı atıyorsun. Ekonomik sıkıntı çekmenin sebebi sence hükümet mi yoksa suriyeliler mi? Eğer sorunu onlarda arıyorsan büyük yanılgı içerisindesin.

2 – Duygularına Yenik Düşme . Birisi seni eleştirdiğinde üzülüyor musun? Bundan dolayı üstüne şikayet ediyor musun.

3 – Agresif Ol. Kadınlarla tanışmaya korkuyor musun? Sana ait olan şeyi elde edebiliyor musun yoksa imkanların olmayışına dair bahaneler mi uyduruyorsun?

4 – Gelişim İçerisinde Ol . Kendini her gün geliştiriyor musun? Kaç sayfa kitap okudun? Bugün spor salonuna gittin mi?

5 – Özgüvenli, Güçlü ve Aktif Ol. Erkek gibi yürüyor musun? Omuzların düşük mü? Hayatta zor durumlarla karşılaştığında pes mi ediyorsun. Depresyona mı giriyorsun? Kendini alkole mi veriyorsun?

Hayat denge üzerine kuruludur. Ying ve Yang gibi. Kadınsı Kadınlar Baskın Erkek İsterler.

Kadınlar karşıtını ister. Özgür ruhlu kadınlar bile kontrol altına alınmak ister. Feminist olarak yaşayan kadınların evlenince soyisimlerini değiştirmesi gibi…

Sence Grinin 50 Tonu neden bu kadar çok sattı : )

Kendine iyi bak..

Johnny D.